Home Office Çalışmak Bacak Sağlığını Nasıl Etkiliyor?

Uzun süre oturmak bacaklarda şişlik, ağırlık ve ağrıya neden olabilir mi? Prof. Dr. Semih Barlas, home office çalışanların dikkat etmesi gereken belirtileri ve günlük hareket önerilerini anlatıyor.

Gün boyu bilgisayar başında çalışmak, toplantılar arasında yerinden kalkmamak ve günlük hareketi birkaç adımla sınırlamak bacaklarda şişlik, ağırlık ve ağrı gibi yakınmaları artırabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Barlas, özellikle gün sonunda tekrarlayan belirtilerin yalnızca “iş yorgunluğu” olarak görülmemesi gerektiğini söylüyor.

Pandemiyle birlikte hızla yaygınlaşan home office modeli, bugün pek çok kişi için kalıcı bir çalışma biçimine dönüştü. Ancak evden çalışırken ofiste farkında olmadan yapılan küçük hareketler de azalıyor. Toplantı odasına gitmek, yazıcıya yürümek ya da bir çalışma arkadaşının yanına uğramak gibi gün içine yayılan hareketlerin yerini çoğu zaman saatlerce aynı sandalyede veya koltukta oturmak alıyor.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Barlas, uzun süre aynı pozisyonda kalmanın özellikle bacak dolaşımı açısından göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor:

“Evden çalışırken kişi kendisini hareketli zannedebilir. Ancak sabah bilgisayarın başına oturup öğle yemeğine kadar, hatta gün boyunca çok az hareket etmek bacakların dolaşım sistemini olumsuz etkileyebilir. Gün sonunda ortaya çıkan şişlik, ağırlık, ağrı veya yanma gibi şikâyetler yalnızca yorgunluk olarak değerlendirilmemeli.”

Bacaklar neden günün sonunda daha ağır hissediliyor?

Uzun süre oturmak ve bacakların saatler boyunca aşağıda, hareketsiz pozisyonda kalması ayak bilekleri ile bacaklarda sıvı birikimine ve şişliğe katkıda bulunabiliyor.

Prof. Dr. Barlas özellikle gün ilerledikçe artan bacak şişliği, ayak bileklerinde belirginleşen çorap izleri, ağırlık ve dolgunluk hissi, uzun süre oturduktan sonra gelişen ağrı veya rahatsızlık, yanma ya da huzursuzluk hissi ve akşam saatlerinde ayakkabıların daha sıkı gelmesi gibi belirtilerin takip edilmesini öneriyor.

Ancak bu şikâyetlerin tek başına bir damar hastalığı anlamına gelmediğinin de altını çiziyor:

“Özellikle belirtiler tekrarlıyor, günün sonunda belirginleşiyor ve dinlenmeye rağmen devam ediyorsa değerlendirilmesi gerekir.”

Bu noktada kişinin kendi kendine tanı koyması yerine şikâyetlerin nedeninin hekim tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.

Home office’in sık yapılan hatalarından biri: Çalışma alanını koltuğa taşımak

Evden çalışırken karşılaşılan sorunlardan biri de ergonomik olmayan çalışma düzeni. Dizüstü bilgisayarla koltukta, yatakta ya da uygun olmayan bir sandalyede saatler geçirmek yalnızca boyun ve bel bölgesini değil, gün içindeki hareket miktarını da etkileyebiliyor.

Prof. Dr. Barlas, çalışma düzeninin içine hareketin bilinçli olarak eklenmesi gerektiğini söylüyor:

“Evden çalışırken amaç yalnızca rahat bir pozisyon bulup saatlerce o pozisyonda kalmak olmamalı. Bilgisayar başında geçirilen süreyi bölmek, kısa yürüyüşler yapmak, ayağa kalkmak ve bacakları hareket ettirmek günlük rutinin bir parçası haline getirilmeli.”

“Bir saat daha oturayım” demeyin

Yoğun çalışma günlerinde zamanın nasıl geçtiği fark edilmeyebiliyor. Bu nedenle hareket molalarını günün doğal bir parçası haline getirmek önemli.

Bunun için mutlaka uzun egzersiz seansları gerekmiyor. Telefon görüşmelerini yürüyerek yapmak, su almak için düzenli olarak ayağa kalkmak, uygun toplantıları ayakta gerçekleştirmek veya çalışma aralarında birkaç dakikalık kısa yürüyüşler yapmak, kesintisiz oturarak geçirilen süreyi azaltmaya yardımcı olabiliyor.

Akşam bacakları uzatmak yeterli mi?

Günün sonunda bacaklarında şişlik veya ağırlık hisseden kişiler çoğu zaman bacaklarını uzatarak dinlenmeyi tercih ediyor. Bacakları yükseltmek bazı durumlarda şişliğin azalmasına yardımcı olabilse de gün boyunca süren hareketsizliğin yerini tutmuyor.

Prof. Dr. Barlas, “Akşam bacakları uzatmak rahatlatıcı olabilir ancak asıl önemli olan bütün günü hareketsiz geçirip akşam bunu telafi etmeye çalışmamak. Damar sağlığı açısından hareket günün tamamına yayılmalı” diyor.

Varis tedavisi için mevsim beklemek gerekiyor mu?

Bacaklarda tekrarlayan şişlik, ağırlık veya ağrının altında venöz yetmezlik ya da varis gibi farklı nedenler bulunabiliyor. Tanı konulması halinde tedavi yaklaşımı hastalığın derecesine ve kişinin klinik durumuna göre belirleniyor.

Günümüzde venöz yetmezlik ve varis tedavisinde Endovenöz Trunkal Ablasyon (EVTA), Doppler eşliğinde kimyasal ablasyon (DGS), yüzeyel köpük skleroterapi (VFS) ve yüzeyel lazer (VL) gibi farklı yöntemlerden yararlanılabiliyor.

Prof. Dr. Barlas, orta ve ileri düzeyde venöz sorunların takip ve tedavisinin ertelenmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tedavi edilmeyen bazı venöz hastalıklarda pıhtı oluşumu, bacakta kalıcı şişlik, ciltte renk değişiklikleri ve yara gibi komplikasyonların ortaya çıkabildiğini belirtiyor.

Bu nedenle gün sonunda tekrarlayan bacak şikâyetlerini yalnızca yoğun bir çalışma gününün sonucu olarak görmek yerine, özellikle uzun süre devam etmeleri halinde nedenlerini değerlendirmek gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir