Miu Miu, Art Basel Paris Kamusal Programı’nın resmî ortağı olarak üçüncü yılında, Fransız yönetmen Alice Diop’u Palais d’Iéna için özel bir proje tasarlamaya davet ediyor. “Geste de Consolation”, sinema, fotoğraf, performans, edebiyat ve dansı bir araya getirerek Siyah kadınların temsiline ve sanat tarihindeki bakış biçimlerine odaklanıyor.
Miu Miu, Art Basel Paris Kamusal Programı ile iş birliğini 2026 yılında da sürdürüyor. Marka, program kapsamında Fransız yönetmen Alice Diop tarafından tasarlanan büyük ölçekli Geste de Consolation (Teselli Jesti) projesini Paris’teki Palais d’Iéna’da izleyiciyle buluşturacak.
Miuccia Prada’nın davetiyle hayata geçirilen proje, Diop’un 2025 yılında Miu Miu Women’s Tales kapsamında çektiği Fragments for Venus filmiyle başlayan yaratıcı diyaloğun devamı niteliğinde. Yönetmen bu kez Siyah kadınların sanat ve görsel kültürde nasıl temsil edildiğini, tarih boyunca şekillenen bu temsillerin günümüzde nasıl varlığını sürdürdüğünü çok disiplinli bir sergi üzerinden ele alıyor.
Sinemadan mekâna uzanan bir anlatı
Geste de Consolation, Alice Diop’un sergi alanında gerçekleştirdiği ilk çalışma. Yönetmenin sinematik yaklaşımı bu kez ekranın dışına taşarak film, fotoğraf, heykel, şiir, dans, müzik ve canlı performansı aynı anlatı içinde buluşturuyor.
Projenin merkezinde ise Diop’un uzun süredir üzerinde çalıştığı bir mesele bulunuyor: Siyah kadınların nasıl görüldüğü ve bu bakışın nasıl dönüştürülebileceği.
Diop projeyi, farklı disiplinlerde üretim yapan Siyah kadın sanatçıların sanat tarihinin fetişleştirici bakışına karşı geliştirdiği “teselli eylemlerini” bir araya getiren bir alan olarak tanımlıyor. Sergi bu yönüyle yalnızca temsil biçimlerini sorgulamakla kalmıyor; bakışın, karşılaştığı imgeler ve anlatılar aracılığıyla nasıl yeniden şekillenebileceğini de araştırıyor.
Dört mekân, farklı karşılaşmalar
Diop’un “beni iyileştiren, beni besleyen” diye tanımladığı kadınları bir araya getiren sergi, birbirine bağlı dört farklı mekân üzerinden ilerliyor. Her bölüm farklı bir disiplin, ses ve atmosfer etrafında kuruluyor.
Yolculuk, Güney Afrikalı sanatçı Zanele Muholi’nin bir fotoğrafıyla başlıyor. Ardından Alice Diop’un iki ekranlı video yerleştirmesi geliyor. Yönetmen burada kendi sinemasını şekillendiren arşiv görüntüleri ve film kesitlerini; rahatsız edici şiddet görüntüleriyle kendisine teselli sunan imgeleri yan yana getiriyor.
Bu bölümün ardından ziyaretçiler Chambre à soi (Kendine Ait Bir Oda) adlı alana geçiyor. Sanatçı Mary Lee Bendolph’un bir motifinden yola çıkan renkli halılar, oturma alanları ve geniş bir kütüphane, Palais d’Iéna’nın anıtsal beton mimarisi içinde daha kişisel ve gündelik bir atmosfer yaratıyor.
Herkese açık kütüphane, Diop’un düşünsel dünyasını şekillendiren kitaplardan oluşuyor. Aynı zamanda çağdaş bir Siyah kadın entelektüelin düşünce dünyasına açılan bir portre işlevi görüyor. Mekân; okuma, düşünme, yaratma ve özgürleşme üzerine kişisel fikirlerin gelişebileceği bir alan olarak tasarlanıyor.
Edebiyat canlı performansa dönüşüyor
Serginin merkezinde kütüphanenin sakin atmosferi bu kez bir performans alanına dönüşüyor.
Penda Diouf, Zora Neale Hurston, June Jordan, Audre Lorde, Marie NDiaye ve Zadie Smith gibi yazarların metinleri, dönüşümlü olarak sahne alan performansçılar tarafından canlı okunuyor. Programda Penda Diouf, Alice Da Luz Gomes, Latifa Laâbissi, Séphora Pondi, Davide-Christelle Sanvee ve Betty Tchomanga gibi isimler yer alıyor.
Geste de Consolation, Miu Miu’nun son yıllarda sinema, sanat ve kadın anlatıları etrafında geliştirdiği projelere yeni bir katman eklerken; Alice Diop’un sinemada sürdürdüğü temsil, hafıza ve bakış araştırmasını da fiziksel bir sergi deneyimine taşıyor.




